Hayata Dönüş!

Hayata Dönüş!

Hayata Dönüş!

Takımının renklerine bürünmüş, basketbolu çok iyi bilen Zalgiris taraftarının tamamen doldurduğu bu sebeple de âdeta yeşile boyanmış tribünler önünde Fenerbahçe, hücumda çok bocalamasına rağmen, sadece ve sadece savunmasıyla deplasmanda kazanarak saha avantajını geri aldı. Basketbol tutkunu ve bilinçli bir basketbol izleyicisi olan Zalgiris taraftarının hem rakibi hem de hakemleri etki altına alabilecek potansiyeldeki gücü, Kaunas’a 1-1 ile gelen Fenerbahçe BEKO’ya sökmedi. Belki basketbol kalitesi tahmin edilenden çok az’dı ancak mücadele olarak bizce kesinlikle bir Final-Four seviyesindeydi. 66 atabilmesine karşın Zalgiris’i kendi evinde 57 sayıda tutmak da Fenerbahçe adına önemli bir iş’ti. Belki de bu karşılaşmayı, bu yıl Euroleague’deki mücadelelerinin tamamını izlediğimiz Fenerbahçe BEKO’nun, sezon boyunca en çok zorlandığı 3-4 maçtan biri olarak gösterebiliriz. Son iki maçtaki kadar Fenerbahçe’yi zorlayacak, hatta hırpalayacak bir takım bu yıl çıkmadığı için Zalgiris’in bulunduğu konuma hakederek geldiğini bir kez daha söyleyebiliriz.

Hücum organizasyonu bozulunca…

Seriyi 1-1’e getirmenin verdiği moral ile Zalgiris Kaunas, ilk yarıda İstanbul’da kazandığı maçtaki gibi oynadı. Kısa oyuncuları ile çembere atak yaptı. Pas trafiği sağladığında da dış atışlar buldu. Ancak en önemlisi daha ilk dakikadan Fenerbahçe BEKO’nun hücum düzenini alt üst etmeleriydi. Önce Bobby Dixon’a ardından da oyuna giren Sloukas’a öyle bir baskılı savunma yaptılar ki ilk devrede Fenerbahçe’nin pas alışverişini, temposunu ve hücum organizasyonunu bozdular. İlk devrede istatiksel verilerde kendi standartlarının altında kalan Fenerbahçe’yi ayakta tutan en büyük etken aldığı hücum ribantlarıydı. Diğer yandan savunma olarak da Fenerbahçe İstanbul’da kaybettiği maçtan daha iyi bir görüntüydeydi. Devre sonunda Fenerbahçe’nin 2 sayıda 15’de 6, 3 sayıda 16’da 4’de kalması bu yıl hiç gördüğümüz bir durum değildi. Bu aynı zamanda bu maçın hücumla kazanılamayacağının da sinyallerini veriyordu. Coach Obradovic çok fazla oyuncu değiştirerek hücumda bir çıkış yolu aradı ancak ilk yarıda buna ulaşamadı.

Savunma ile çözdüler

Maçın ilk yarısının son 3 dakikasında (skor 32-24’ten sonra) ve 2.yarının tamamında ise en büyük değişiklik , ilk yarıdaki savunma sertliğini maksimum seviyeye çıkarmak, yardımlaşma ve ikili sıkıştırma sayısının artmasıydı. Bu sayede Zalgiris kısalarının içeri penetre etmelerinin önüne geçildiği gibi takım olarak bir savunma direnci oluşturuldu. Bu sayede de Zalgiris Kaunas’ı hataya, acele hücum etmeye ve de top kayıplarına zorladılar. Hücumda işlerin iyi gitmemesi ve de skor üretim kısırlığı nedeniyle de savunma planlarına maçın son saniyeleri kadar sâdık kalmak zorunda kaldılar. Savunma ile döndürdükleri maçı belki tam olarak koparamadılar ama son bölümlerde Guduric, Melli ve Melih’ten gelen üçlükler yaşama döndüren tam bir hayat öpücüğü oldu diyebiliriz. % 44 iki sayı, % 29.4 üç sayı ile oynayarak sezon ortalamarının gerisinde kalan Fenerbahçe BEKO için bu karşılaşma, tamamen savunması ile döndürdüğü maçlardan biri olarak hafızalara kazınacak.

Kırılma Maçıydı

Fenerbahçe BEKO için bu karşılaşma tam bir kırılma maçıydı. Kaybetmesi durumunda sadece bir adım geriye düşmeyecekti, psikolojik üstünlük de rakibine geçmiş olacaktı. Aynı zamanda âdeta basketbolun mâbedi sayılabilecek Kaunas’ta, böyle bir salonda, elenme korkusunun yükleyeceği kazanma baskısı daha da artacaktı. Ancak serinin 4.maçı da büyük ihtimalle bu seviyelerde ve bu sertlikte oynanacak. Bugün için şutlarda isatediğini alamayan Fenerbahçe BEKO’nun Kaunas’ta seriyi bitirmek adına, agresif savunmasının yanına hücumda üretkenliği artırmak gibi bir şeyler daha eklemesi gerekiyor.